radulus_bio

  Sayisal Loto Tahmin

  Whois Sorgu

  Ruya Yorumlar

  Domain Degeri Hesapla

  ideal Kilomu Hesapla

  Slot_Trump Oyunu

  Ters_Domainler

  milivolt.net Elektronik

  Cahil Mecnun

  Kıskanç Kedi Didim

  Balkondan Halı kilim silkeleme cezası

  Yan apartman sahibi

  Ayhan Can

  PcbWay Sitesi

  KiCAD Programı

  SMD chip lehim işi

  Homo-Periklesis

  Transistorle Ex-or

  phpMyadmin giris denemeleri

  Kumru

  Ardıç Kuşu

  Kabadayı

  White Buffalo

  Üst Akıl Tişörtleri

  Peker ve Çakıcı

  Üst akıl oyunları

  Üst akıl çipleri

  ghanasvdancing pallbearers

  Chip takmak

  Corona-ya Karşı

  Yar imiş meğer

  Kürt Tarihi- Kürtçülük

  ttnet cozulama

  Corona

  Büyük fark

  Deprem Kodu çekme

  Orion Kemeri

  2019 İller Arası Atama MEB kontenjanları

  sefa geldin desene

  Karışmak

  İmkan ve şeraitler

  Mamy Blue

  Korkunçlu Gün

  İnsan 4.0

  Nejla 2 sorunsalı

  Cahiliye zamanları

  Çeşit Çeşit Çeteler

40 konu listelendi


Korkunçlu_Gün->>
  

Bu gün, sanırım, "Dünya Gereksiz İnsanları Görmeyi İstemeyip Görme Günü"ydü. Bu günüm boştu. Serbest bir zihinle aşağı, Altınkum"a doğru yürüyeyim, dedimdi. Aklımdan birkaç sefer, daha ferah, tenha bir bir yol olan Ege caddesi geçtiydi. Sonradan farkedeceğim bir kötü enerji beni Atatürk bulvarına yönlendirdi. Carefour"un orada kılçık Mağdey"i gördüm. Boyanmış, süslenmiş. Bizim şu Şarkışlalı Nedim"in kadın-benzer modelinden. Sonra sahile kadar bir vukuat olmadı. Barış Kafe"de neskafe eşliğinde güneşlendim. Kalktım. Minibüse bindim. Yolu yarılamıştık ki duraklardan birinde yine korkunç bir upsoro gördüm. Şenel. En arka koltukta olduğum için beni görmedi. Şoför mahallinin arkasındaki koltuğa oturdu. Yanına oturduğu kadın yabancı uyruklu bir fahişeydi. Dedim, tam da birbirinizi buldunuz ha. Çarşıda indim. Çarşı Migros"a yöneldim. Girişten önce sağ tarafta bisiklet bağlama demirlerinin orada bir kıç gördüm. Bisikletlere doğru eğilmiş biri. Kıçların hareket frekanslarını ezberleyen biri olarak şıppadanak anladım. Hırsız Elif. Gene ne bulduysa giymiş, topyekün bir panayır... da ne uğraşıyor bisikletlerle orada... derken marketten içeri girdim.  Dolandım ettim içeride. Geri çıktım öte kapıdan. Baktım. Kıç ve Elifi hala orada. Başına, topladığı bir yazma ve üzerinde bisikletçi kaskı..tuhaf tuhaf bakınıyor dolaya... Haaaa.. .dedim; yeni bir sektör bulmuş; çalacak çırpacak, plan yapıyor. Bi"gidip merhaba diyesim geldi. En geçi akşama eve atardım onu fakat al başına belanın diğer adı;Elif. Onu fantezileriyle baş başa bırakıp tüyer gibi kaçtım oradan. Pazar yerine kadar gelmiştim ki... rahatsız edici bir ses duydum arkamdan... Biri bana sesleniyordu... Döndüm baktım...MİT ajanı kılıklı, gevrek ve derinden sesinden güçlü bir rahatsızlık hissettiğim Ahmo. Adı Ahmet fakat ben ona Ahmo... He he dedim el ettim, yürüdüm yoluma.

Eve vardığımda şu sonucu çıkardım: Sabah uyandığınızda, hava güzelse ve içinizden bir ses en az 3 kere şu yoldan(Ege Caddesi) git diyorsa o yoldan gidin. Alışkanlık olduğu üzere, ayaklarınızın ezber ettiği, ayaksal iç seslere güvenmeyin. O ayaklar harbiden ayak değil.




_-
......................___xXXxxxyxyhxyx...usd����sds9w9w9w9w9QQQ@@@qqq99q9q9q......__XxX_Radulu_is_RadulusXXXXxXXxxxXX_.............................. ..............................................^^